• FBA

Seçim Sizin...

Bir yakınım bana bipolar durumunda beslenme ve başka neler yapılabileceği ile ilgili soru sordu. Ben de hemen araştırdım. Aslında pek de şaşırmadığım şeylerle karşılaştım. Mesela tüm kronik hastalıklar gibi hücre paslanması (oksidatif stres) ve bağışıklık sisteminin bir türlü bitmek bilmeyen yoğun çalışması (kronik inflamasyon) bu durumda da kendini gösteriyor.


*Mesela bir makalede bipolar durumundaki bireylerde yoğun inflamasyon olduğu, sadece bağırsak bariyerlerinin değil aynı zamanda kan beyin bariyerinin de sızıntılı olduğunu belirtiyor. Yani sızıntılı bağırsaktan öte… Aynı makalede bu durumun duygu durum değişikliklerine, dalgalanmalarına sebep olduğunu belirtiliyor. (bunu birçok farklı araştırmada da görmek mümkün) (PMID: 33876886)


*Bir araştırmada sağlıklı bireyler ile bipolar durumundaki bireyler 1 yıl süre boyunca takip ediliyor ve iki grubun başlangıçtaki, 1 yılın ortasındaki ve sonundaki hücre paslanma seviyeleri karşılaştırılıyor. Bipolar durumunda ciddi paslanma varken sağlıklı bireylerde bu paslanma seviyesi çok küçük miktarlarda kalıyor (bu aynı zamanda erken yaşlanmak demektir) ( https://doi.org/10.1038/s41398-019-0664-6)


Çok ilginç olan ise bipolar tanısını henüz yeni almış grubun 1.derece akrabalarında da hücre paslanmasının sağlıklı (bu tanıyı almayan veya akrabalarında bu tanı olmayan) bireylere göre daha yoğun olduğu belirtiliyor. (PMID: 33798615)


Aslında bu iki temel sorun (inflamasyon ve hücre paslanması) bir vücutta baş gösteriyor sonra artık adını siz koyun. Kanser mi yoksa diyabet mi? Bipolar mı Parkinson mu? Aslında hastalığın adının ne olduğunun çoğu zaman önemi kalmıyor. Önemli olan vücudu desteklemek.


Bunun için antioksidan etkileri olan, hücreyi koruyan ve destekleyen, sistemleri destekleyen bir yaşam, beslenme tarzımız olmalı. Ve ben hep söylerim, besin takviyeleri kullanılmalı. Çünkü iki ihtimal var. Ya ilaç endüstrisinin müşterisi olacağız ya da besin destekleri endüstrisinin.

Seçim sizin...

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör